![]() |
[QUOTE=abdullah26;76327]slm arkadaşlar ben yeni üye oldm genç yetenekli avcılarla tanışalım bir ara bende genç az yetenekli lerdenim
[COLOR="Red"] (TIRIVIRIYA HAYIR)[/COLOR][/QUOTE] hoşgeldin perşembe günü halısaha organziasyonu var gelmek istersen bildir orada eskişehir takımı usta ve üstadlarıylada tanışma fırsatı bulabilirsin hoşgeldin kardeş;) |
inşallah....
[QUOTE=foseptik26;72009]selamun aleykum arkadaslar ısmım seran 17 yasındayım. bende bır genc amatör sazan avcısı olarak aranıza katılmak ısterım. hep beraber yenı organızasyonlar gerceklestırmek dılegıyle , yapılan organızasyonlardan haberdar olmak ısterım .[/QUOTE]
Seran inşallah organizasyonlarda beraber olmak ümidiyle hoşçakal....:D |
Hoşgeldiniz...!
[QUOTE=abdullah26;76327]slm arkadaşlar ben yeni üye oldm genç yetenekli avcılarla tanışalım bir ara bende genç az yetenekli lerdenim
[COLOR="Red"] (TIRIVIRIYA HAYIR)[/COLOR][/QUOTE] Abdullah kardeş siteye hoşgeldin Kamil arkadaşımızın dedigi gibi senide halı saha maçında görmek isteriz hoşçakal...:D |
inş. bu akşam gelmeye çalışacam arkadaşlar gelemessem herkeze şimdiden bol şans
|
[QUOTE=abdullah26;77446]inş. bu akşam gelmeye çalışacam arkadaşlar gelemessem herkeze şimdiden bol şans[/QUOTE]
apdullah kardeşim seni de yazıyorum listeye.! gelirsen iyi olur tanışmış kaynaşmış oluruz kendine iyi bak kardeşim;) |
[QUOTE=foseptik26;72009]selamun aleykum arkadaslar ısmım seran 17 yasındayım. bende bır genc amatör sazan avcısı olarak aranıza katılmak ısterım. hep beraber yenı organızasyonlar gerceklestırmek dılegıyle , yapılan organızasyonlardan haberdar olmak ısterım .[/QUOTE]
aleyküm selam seran kardeşim. tanıştığımıza memnun olduk.. en yakın zamanda seni de yaptığıumız organizasyonlarda görmek ümidi ile kardeşim kendine iyi bak, hoşçakal.. |
[QUOTE=AteşDalyan;61570]Eskişehir'in En Kral Amatörlerine İyi Geceler,
Bazı resimler görmüştüm o resim çektirdiğiniz yerler cıvarında çekilmiş yaklaşık 60-70 yıl öncesine aitti. 10-15kg.'lık yayın hem de daha sudan yeni çıkarılmış, ve Yalaman Adası'nda dolaşan insanlar da hayretle seyrediyorlardı, rahmetli Dişçi Macit Abi göstermişti. O dönemleri ben yaşayamadım, benim daha doğmama 20-30 yıl kadar vardı, ama onlar avlandılar, muhteşem balıklar tuttular oralarda, benim neslime böyle bir miras bırakmadılar, daha kötüsü anılarını bile bırakmadılar iki satır yazarak. Ardından ben doğdum, ve kıyısına oturduğunuz nehir yine akmayı sürdürdü ama daha yıpranmış, daha can çekişir durumda. Yaklaşık otuz beş sene öncesinde, yani ben sizin yaşlarınızdan altı, yedi yaş daha küçükken, o kıyısına oturduğunuz nehrin biraz ilerisinde ya da gerisinde tabak gibi karagözler, kolum gibi dargınlar çıkarırdım, hem de üzerimde ilkokul önlüğü ile. Porsuk yine aktı, ama gün geçtikçe daha kötüleşerek, canlılarını ve güzelliklerini gün ve gün yitirerek. Ben sizin yaşlarınıza geldiğimde ise daha da kötüleşmişti ve artık kimse balık yakalayamaz, anı oluşturamaz hale geldi. Ve bu güzelim nehir, sanıyorum 15-20 yıl önce Avrupa'nın en kirli nehri seçildi, kayıtlarda yer alır. Bu yitmişlikte bizlerin de katkısı olması ne acı, belki benim neslim doğrudan kirletmedi bu güzelim nehri ama duyarsızlık ve kötüye gidişi görememek, görsek bile birşey yapamamış olmak da bu sorumsuzluğu paylaşmak anlamına geliyor. Ne kuralların ne de yasaların olmadığı zamanlarda avlanan benim neslime sizlerin yaşlarında kimse yazılı bir metin, doğruyu gösteren bir kılavuz, amatör olmanın anlamını ve değerini gösterecek bir rehber bırakmadı, bıraktıysa göstersin ben de onu yiyeyim. Sonuçta kıyısında ancak resim çektirilebilecek içler acısı bir nehir haline getirdik bizler de bu suyu, o yaptı, bu yaptı hepsi hikaye, sonuç ortada. Şimdi gelelim bundan yaklaşık otuz yıl sonrasına yani bu resimdeki gençlerin benim yaşlarıma geldiği zamanlara. Ben o zamanlar sonsuz avlaklarda avlanıyor olsam da sizleri göreceğim buralarda, buna inanıyorum. Geleceği görmek gibi bir kehanet sahibi değilim ama ne göreceğim biliyor musunuz, ustaları, Kamil üstadı, Ömer üstadı, Fatih üstadları. Bunu bir iltifat olsun diye de söylemiyorum, benim sizlere bir iltifat borcum yok, olacağı söylüyorum sadece. Artık şanslı mısınız yoksa şanssız mı bilemem ama sizlerin birer üstad olmaktan başka şansınız yok. Benim şimdilerde söylediğim birçok şeyi söyleyemezsiniz, ben bilmiyordum, kimse söylemedi, örnek alacak, model olacak insanlar yoktu, kitap yoktu, eser yoktu diyemezsiniz. Bu forumun her sayfasında sizlere yardımcı olacak binlerce üstad var ve sizler artık bu gelenekten geliyor olacaksınız benim neslim gibi amatör balıkçılığın karanlık çağlarından gelmiyor olacaksınız. Gelecekte sizlerin çocukları yaşında böylesi platformlarda başka Fatihler, başka Ömer ve Kamiller olacak. Kamil üstadım, bu oltayı neden böyle yapacağım? Ömer üstadım, balığı suya iade etmesek ne olacak? Fatih üstadım, kurşunları kamufle etmesek ne olur? diye soracaklar. Sizler de onlara yardımcı olacaksınız, doğruyu, güzeli, erdemi ve amatör olmanın ayrıcalığını, üstün değer yargılarını anlatmak durumunda olacaksınız buralarda. Bunu bir borç olarak yapacaksınız, bu sevdaya ve bu tutkuya olan en büyük borcunuz olacak ve bu borcu ödeyemezseniz buradaki sizlerden büyük hemen her amatörün kemikleri sızlayacak, yattıkları yerde. Bu, balık yakalamak ya da yakalayamamakla ilgili değil çok başka, çok önemli bir sorumlului saz kamışı ve kibrit kutusuna kanatları koparılmış olarak ktur ki dünyadaki tüm balıkları yakalasınız bile genç bir amatöre, bu sevdayı doğru bir kulvarda geliştirmesini öğretmek kadar zevkli olmayacaktır. Geleceğin üstadlarını hem amatör balıkçılık adına önemli bir sorumluluğu üstlenecek oldukları için hem de ortak paydası amatörlük olan güzel bir dostluk ve arkadaşlık sergiledikleri için selamlıyor, sizleri çok sevdiğimi belirtmek istiyorum, dostluklarınız ve sevdalarınız daim olsun, hoşçakalın.:D[/QUOTE] Sevgili Evlatlar.....Öyle bir mevz.girmişsiniz ki, beni 50 yıl öncesine götürdünüz...önce porsuk kenarında öyle kontrolsuz ve tedbirsiz olarak çimlere oturan gençleri uyarmak istiyorum...öyle oturmayın..sonra KENE'ler sizi ham yapar.....Şimdi gelelim nostaljiye.: Yavrular 50 sene önce o porsukta hem de şimdiki Şale Otelinin olduğu yerde sinek oltası,adi sazlık kamışı ve kibrit kutusuna koyduğumuz kanatları koparılmış kara sineklerle 1-2 kg.lık sazanlar alırdık...sağlam takım yok,kepçe yok. kamış çatt diye kırılır ama misinayı kamışa sardığımız için balığı alırdık...fındık sap kullansan gülle gibi kolların kopar..hey gidi günler hey...mevzu ile ilgisi yok ama sonunda konuyu bağlayacağım yerle ilgili olacağı için kısaca bahsedeceğim:.mesela çocukken oyuncak mı vardı?.herşeyimizi kendimiz yapardık..( tahtadan kılıç,telden,diresiyonlu otom.ayak pateni,oturak kızak,orak -kazak gelsın diye kurşun doldurduğumuz aşık kemikleri.V.s)ne kadar mutlu olurduk. seninki mi-benimki mi güzel diye yarışırdık...şimdi hertürlü imkanlar var. oyuncakta olsun,oltacılıkta olsun ama ne eski balıklar kaldı,ne de her türlü hazır oyuncaklara ( ucuz -pahalı ayırt etmiyorum.çünkü farketmez..) sahip olan çocuklarda mutluluk..şimdiki Kanlıkavağın olduğu yerde meşhur plajımız --Alaman Carı--vardı...konu genişlemeye başladı onun için bitireyım.sonra kitap olur..yani ozaman km.lerce balığa gitmeye gerek yoktu ki zaten neyle gideceksin.., bisikleti olan bile şanslı ınsandı...yani şehir merkezinde zaten balığı tutardık...biraz başınızı ağrıttım,kusura bakmayın..ama açtığınız konu benı çocukluğuma götürdü...sağolun..hepinizi sevgiyle kucaklıyorum..( Acaba sizler mi daha mutlu ve şanslı büyüdünüz,yoksa bizler mi.?.bizim daha mutlu büyüdüğümüzü iddia edebilirim..ama iş imkanlara gelince siz şanslısınız...eğer bana soracak olursanız; peki tekrar yaşamak istersen hangisini tercih edersin diye; benim tercihim benim yaşadığım olur...).Gözlerinizden öperim... |
gerçekten de doğru eskiden imkanlar hep kısıtlıymış ama insanlarda samimiyet ve mutluluk daha çokmuş.şimdilerde ise tam tersi samimiyet ve mutluluk kısıtlı ( yok demiyorum dikkat ederseniz) imkan bol..
|
[QUOTE=tonton;80539]Sevgili Evlatlar.....Öyle bir mevz.girmişsiniz ki, beni 50 yıl öncesine götürdünüz...önce porsuk kenarında öyle kontrolsuz ve tedbirsiz olarak çimlere oturan gençleri uyarmak istiyorum...öyle oturmayın..sonra KENE'ler sizi ham yapar.....Şimdi gelelim nostaljiye.: Yavrular 50 sene önce o porsukta hem de şimdiki Şale Otelinin olduğu yerde sinek oltası,adi sazlık kamışı ve kibrit kutusuna koyduğumuz kanatları koparılmış kara sineklerle 1-2 kg.lık sazanlar alırdık...sağlam takım yok,kepçe yok. kamış çatt diye kırılır ama misinayı kamışa sardığımız için balığı alırdık...fındık sap kullansan gülle gibi kolların kopar..hey gidi günler hey...mevzu ile ilgisi yok ama sonunda konuyu bağlayacağım yerle ilgili olacağı için kısaca bahsedeceğim:.mesela çocukken oyuncak mı vardı?.herşeyimizi kendimiz yapardık..( tahtadan kılıç,telden,diresiyonlu otom.ayak pateni,oturak kızak,orak -kazak gelsın diye kurşun doldurduğumuz aşık kemikleri.V.s)ne kadar mutlu olurduk. seninki mi-benimki mi güzel diye yarışırdık...şimdi hertürlü imkanlar var. oyuncakta olsun,oltacılıkta olsun ama ne eski balıklar kaldı,ne de her türlü hazır oyuncaklara ( ucuz -pahalı ayırt etmiyorum.çünkü farketmez..) sahip olan çocuklarda mutluluk..şimdiki Kanlıkavağın olduğu yerde meşhur plajımız --Alaman Carı--vardı...konu genişlemeye başladı onun için bitireyım.sonra kitap olur..yani ozaman km.lerce balığa gitmeye gerek yoktu ki zaten neyle gideceksin.., bisikleti olan bile şanslı ınsandı...yani şehir merkezinde zaten balığı tutardık...biraz başınızı ağrıttım,kusura bakmayın..ama açtığınız konu benı çocukluğuma götürdü...sağolun..hepinizi sevgiyle kucaklıyorum..( Acaba sizler mi daha mutlu ve şanslı büyüdünüz,yoksa bizler mi.?.bizim daha mutlu büyüdüğümüzü iddia edebilirim..ama iş imkanlara gelince siz şanslısınız...eğer bana soracak olursanız; peki tekrar yaşamak istersen hangisini tercih edersin diye; benim tercihim benim yaşadığım olur...).Gözlerinizden öperim...[/QUOTE]
Baba sizi ayakta alkışlıyorum. Öylesine doğru öylesine gerçekçi yazılar yazmışsınızki Sanki bi an bende daldıııım gittim. Paylaşım ve yorumlarınız için sonsuz teşekkürler. |
Ahhh Burçak baba ahhhh...
[QUOTE=tonton;80539]Sevgili Evlatlar.....Öyle bir mevz.girmişsiniz ki, beni 50 yıl öncesine götürdünüz...önce porsuk kenarında öyle kontrolsuz ve tedbirsiz olarak çimlere oturan gençleri uyarmak istiyorum...öyle oturmayın..sonra KENE'ler sizi ham yapar.....Şimdi gelelim nostaljiye.: Yavrular 50 sene önce o porsukta hem de şimdiki Şale Otelinin olduğu yerde sinek oltası,adi sazlık kamışı ve kibrit kutusuna koyduğumuz kanatları koparılmış kara sineklerle 1-2 kg.lık sazanlar alırdık...sağlam takım yok,kepçe yok. kamış çatt diye kırılır ama misinayı kamışa sardığımız için balığı alırdık...fındık sap kullansan gülle gibi kolların kopar..hey gidi günler hey...mevzu ile ilgisi yok ama sonunda konuyu bağlayacağım yerle ilgili olacağı için kısaca bahsedeceğim:.mesela çocukken oyuncak mı vardı?.herşeyimizi kendimiz yapardık..( tahtadan kılıç,telden,diresiyonlu otom.ayak pateni,oturak kızak,orak -kazak gelsın diye kurşun doldurduğumuz aşık kemikleri.V.s)ne kadar mutlu olurduk. seninki mi-benimki mi güzel diye yarışırdık...şimdi hertürlü imkanlar var. oyuncakta olsun,oltacılıkta olsun ama ne eski balıklar kaldı,ne de her türlü hazır oyuncaklara ( ucuz -pahalı ayırt etmiyorum.çünkü farketmez..) sahip olan çocuklarda mutluluk..şimdiki Kanlıkavağın olduğu yerde meşhur plajımız --Alaman Carı--vardı...konu genişlemeye başladı onun için bitireyım.sonra kitap olur..yani ozaman km.lerce balığa gitmeye gerek yoktu ki zaten neyle gideceksin.., bisikleti olan bile şanslı ınsandı...yani şehir merkezinde zaten balığı tutardık...biraz başınızı ağrıttım,kusura bakmayın..ama açtığınız konu benı çocukluğuma götürdü...sağolun..hepinizi sevgiyle kucaklıyorum..( Acaba sizler mi daha mutlu ve şanslı büyüdünüz,yoksa bizler mi.?.bizim daha mutlu büyüdüğümüzü iddia edebilirim..ama iş imkanlara gelince siz şanslısınız...eğer bana soracak olursanız; peki tekrar yaşamak istersen hangisini tercih edersin diye; benim tercihim benim yaşadığım olur...).Gözlerinizden öperim...[/QUOTE]
Merhabalar Burçak baba öncelıkle yorumundan dolayı teşekkür sözlerime başlıyorum.... Kene konusu gerçekten önemli belki ama biz hiç takmıyoruz fatih hariç desem yeri var ama balıkta topragın üzerine yatmalar agaçların içinde gezmeler kuru dalları gece yakmak için kırmalar vs konular hepsi kene ile bir bütün gibi. Eskilerden en cok görmek istedigim ise porsuk barajı maceralarının oldugu anlardı şimdi ise babam sadece anlatıyor trenden iner ve hamamyolu gibi mıllet yer kapmaya giderdi diyor suyun boyuna sopamı fındık sopaları nerde o zaman katlanır gecırmelı sopalar işte bu günler bence yaşamaya degerdi balıkcılık tadındaydı şimdi ise önüne gelen olta aldı ve 200gramlık sazanları tutmaya başladılar yazık dedık sonunda şuan cok şey yazmak isterdim ama işteyim aklıma gelenler bir dünya Yalnızca tek sözüm sizlerin anılarını dınlemek kaldı işte bize belkide en güzel anıların fotograflarına bakmak farkettırmesekte gözlerimiz dolarak... Saygı ve selamlarımı iletip o eski günlerden bahsettigin için Burçak amca ne kadar teşekkür etsen azdır inşallah karşılıklı anlatmak dilegimle........:D |
| Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:46. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
www.oltacilar.com