![]() |
Kampanya Başlatıyorum Var mı Katılan ?
[URL=http://www.yukleoltaci.com/view.php?filename=389_1_vert.jpg][img]http://www.yukleoltaci.com/images/subat18/389_1_vert.jpg[/img][/URL]
Abilerim ve oltacı arkadaşlarım sularımızdaki canlı popülasyonunu büyük daha da büyük boyutlara taşımak için düşündüm taşındım BİR İNSAN DEĞİŞİR HERŞEY DEĞİŞİR ilkesiyle bir karar verdim. Bundan sonra tuttuğum balık veya balıkların tekrar suya iade edileceğine kendi kendime söz verdim. Bu bahsettiğim " Söz Veriyorum Kampanyasını " başlatıyorum varmı katılan. Güzel örnekler sergileyen işte bu ilhamı veren kıymetli oltacılar: İşte Yusuf Bey [URL=http://www.yukleoltaci.com/view.php?filename=606_090.jpg][img]http://www.yukleoltaci.com/images/subat18/606_090.jpg[/img][/URL] İşte Büyük Sazanların Büyük Oltacısı Hüseyin Ağabey [img]http://img144.imageshack.us/img144/6158/resim025vu8ak4.jpg[/img] Bendeniz Butros [URL=http://www.yukleoltaci.com/view.php?filename=653_29.03.2009.jpg][img]http://www.yukleoltaci.com/images/subat26/653_29.03.2009.jpg[/img][/URL] Hadi yokmu söz veren geleceği düşünen :) Artık şu sözleri kullanmayalım harekete geçelim. Bu sene ve daha sonralarda eve balık götürmeyelim. "Bizde de büyük balık olsa" "Bizde de böyle avlak olsa" "Vay be adamlar ne şanslı " "Bizde de olsa da tutsak" Bu sözleri 5 sene dişimizi sıksak heralde kimse kullanmaz artık. |
Bundan sonraki avcılığımda sportif balıkçılık dışına çıkmayacağına .
Tutmuş olduğum irili ufaklı balıklarımı av dönüşümde (tatlı su) geldikleri yere iade edeceğime söz veriyorum. |
[QUOTE=KRAL BALIKÇI;183875]Bundan sonraki avcılığımda sportif balıkçılık dışına çıkmayacağına .
Tutmuş olduğum irili ufaklı balıklarımı av dönüşümde (tatlı su) geldikleri yere iade edeceğime söz veriyorum.[/QUOTE] bende kralımıza katılıyorum.. ve yineliyorum bir alıp üç koymalıyız... |
"Bundan sonraki avcılığımda sportif balıkçılık dışına çıkmayacağına .
Tutmuş olduğum irili ufaklı balıklarımı av dönüşümde (tatlı su) geldikleri yere iade edeceğime söz veriyorum" Evet Turgay Abi bu yemin güzel :) |
Tam destek....
|
Selamlar Bekir abim simdilik ben bir resimle bu Kanpanyaya katilmak istiyorum ileride insallah resimlerin devami gelir .Eline emegine saglik Kanpanya icin tesekkürler. ;)
[IMG]http://img522.imageshack.us/img522/6460/bild098lx9.jpg[/IMG] |
Sevgili Bekir,
Elbette doğrusu da, çağdaşı da, evrenseli ve güzeli de bu. Bu yaklaşımın yaygınlaşması amatörlerin sadece balık gören gözlükleri çıkarmasını ve yabanı, doğayı ve hayatı görmelerini de sağlayacak, su kenarında ıskaladığımız binlerce güzelliği de farketmemize imkan verecektir. Malum olduğu üzere bu yaklaşım tüm amatör balıkçılık mazisini eve balık götürme biçiminde yaşamış çoğunluk amatörün davranış değişikliğini gerektiren bir durum ve davranış değişiklikleri de bir çırpıda olabilen şeyler değil elbette. Buradan hareketle de bu yaklaşımın ivme kazanabilmesi için katı ve kavgacı yaklaşımlar yerine teşvik edici, özendirici ve doğru örnekleri modelleyici yaklaşımlarla gidilmesinden yana olduğumu ifade etmek istiyorum. Bu nedenle, bazı platformlarda sergilenen " Eve balık götürüyorsan amatör değilsin!" eksenli, avlaklarımızdaki binlerce amatörün alışkanlıklarına saygı duymayan ve onları dışlayan yaklaşımları asla desteklemiyorum. Nasıl bir avlakta sazanı yakalamak için yemleme yapmamız gerekiyorsa bu yaklaşımın da yaygınlık kazanabilmesi için amatörlerin teşvik edilmesi, özendirilmesi ve hatta ödüllendirilmesi bile gerekmektedir. Bu konuda gerek dernekler gerekse de aklı başında platformlar çeşitli etkinlikler düzenleyebilir. "Bir av sezonunda, yasal olarak eve götürme hakkına sahip olsa bile, yakaladığı on balığı salan ve bunu resimleyen amatörlere gerek maddi (kamış, makine vs.) gerekse de manevi (ayrıcalıklı bir ünvan ya da değerlendirme kriteri) ödüllendirmelerin bile ciddi katkıları olabileceğini düşünüyorum. Eğitim olarak adlandırdığımız istendik davranış değişikliğini gerçekleştiren öğrencileri nasıl başarılı olarak değerlendiriyorsak bu konuda da benzer uygulamaların geçişi hızlandırabileceğine inanıyorum.Kısacası, "Hadi herkes yakaladığı balığı bıraksın!" diyerek bir yere ulaşamamaktansa senin açtığın bu konu gibi doğru teşviklerle bunu desteklemek bence çok daha etkili olacaktır. Konuyu canı gönülden destekliyor, çocuklarının amatör balıkçılık geleceğine yatırım yapmak isteyen tüm oltacıları da kutluyorum. EVDEKİ DEĞİL SUDAKİ BALIK GÜZELDİR.... |
Haydi dostlar kalıcı olsun..!!!!
Konuyu canı gönülden destekliyor, çocuklarının amatör balıkçılık geleceğine yatırım yapmak isteyen tüm oltacıları da kutluyorum. EVDEKİ DEĞİL SUDAKİ BALIK GÜZELDİR.... :confused::confused:
Merhaba Alınmış kararları canıgönülden destekliyorum...!! Şimdiye kadar bu kararları zatım,uyguladığımı,tatbik ettiğimi belirteyim..:) Nasıl mı?? Şimdi arkadaşlar arasında duyarsınız;insan sağlığına zara veren başlıca sigar,alkol,vs. bırakma adına farklı öneriler duyarsınzı,işitir ve okursunuz..!:DŞahsi alışkanlıklarımıza bir yenisini nasıl vazgecilir diye kendi kendimize sorunca : Tavsiyem: Belirlediğiniz hedef nedir ? Kac kg. balık sizi mutlu eder? Katliyam yapmak sizi mutlu edermi ? Belirlediğiniz hangi cins balık hedefinizdir ? Avlaklarda harcanan zaman sonrası cevreye temizliği? Benim degil bizim diye düşünmeye teşvik edilmesi? Dönüş hazırlığı sırasında;yine birşey tutulmadığını ifade eden rakadaş ve doslara tavsiyemiz,birlikte gecen zamanın kıymetini,an ve an hatırlatılması,sonuc olarak bol balık tutmaya ÖDÜL verilmediğini:confused: ifade edilmesi,.....:mad: Şimdiye kadar cevremde alıştığım tek şey,belirlediğimiz kg.(8)altındaki balıkları ben değil bizlere tekrar iade etmeyi öğrenmiştim..:):Yukardaki slogan (EVDEKİ DEĞİL SUDAKİ BALIK GÜZELDİR) Sloganını uygulamak dileği ile ..... sağlıcakla kalın ... |
bende birkaç tane büyük sazanlarımı bırakırken çekilmiş vide olarım var yükleyebilirsem katılırım,ama resimle de destek olurum şimdilik
|
Bende canıgönülden destekliyorum arkadaşlar.
|
Bekir abii canıgönülden destekliyorum çok güzel bi konuya deginmişsin bizler ametör balıkçılıga gönül vermiş güzel insanlarız balık tutmayı ticari yada bir kazanç için degil sportif olarak dostluk ve kardeşlik adına yapıyoruz:)
|
[QUOTE=KRAL BALIKÇI;183875]Bundan sonraki avcılığımda sportif balıkçılık dışına çıkmayacağına .
Tutmuş olduğum irili ufaklı balıklarımı av dönüşümde (tatlı su) geldikleri yere iade edeceğime söz veriyorum.[/QUOTE] [QUOTE=faktörübol;183876]bende kralımıza katılıyorum.. ve yineliyorum bir alıp üç koymalıyız...[/QUOTE] [QUOTE=butros;183887]"Bundan sonraki avcılığımda sportif balıkçılık dışına çıkmayacağına . Tutmuş olduğum irili ufaklı balıklarımı av dönüşümde (tatlı su) geldikleri yere iade edeceğime söz veriyorum" EVET AYNEN KATILIYORUM |
Evet bu kadarmıyız :D ?
|
Ben zaten hiç balık tutmam ki bırakayım Bekir abi :) Bir kere oltama büyük bir turna takılmıştı onun gazıyla buralardayım :) ama tutamasamda onları seyretmek ayrı bir güzellik, ama bundan sonra sirkülere aykırı avlananları bilinçli bir şekilde uyaracağıma söz verebilirim.
|
sevgili bekir ağabey sonuna kadar katılıyor ve tatlı sularda tutmuş olduğum irili ufaklı balık ları ait odukları yerlerine bırakacağıma söz veriyorum...
|
akadaşlar başlatmış olduğunuz bu kampanya biliçli amatör balkıkcılık ruhunun yeni başlamış olan ülkemizde kurallı ve düzenli avlama yapmak isteyenlerede olumsuz yansımaları alacağı kanaatindeyim.yeni amatör balıkcılığa başlayan bir genç arkadaşımız sirküler dahilinda bir balık tutsun ve siz ona bu balığı geri sal sudaki balık daha iyidir deyin o delikanlının tavrının ne olacağını tahmin edebiliyormusunuz.bu kadar keskin ve sert kampanyalar düzenleyeceğimize kanunun da amatör balıkcıya tanıdığı sınırlar dışında fazlada balık tutmayacağıma , boy ve sayı limitlerine aykırı avlanmayacağıma ,yasanın uygun görmediği hiç bir av aleti ve yemle avlanmayacağıma söz veriyorum gibi bir yemi olabilirdi.size gercek bir örnek vereyim bir kaç yıl öncesinde ramazan ayında bir kaç gün oruç tutan bir arkadaş, ramazan biter, bayram sabahı ya birkaç gün oruç tuttum hiç olmazsa bugünde bi bayram namazı kılayım der ve camiye gider hoca vaaz ederken derki kim ramazanda 30 gün oruç tutmazsa onun orucu ve kılacağı namazı kabul değildir onların camiye bile gelmesi gerekmez.peşinden erkeklerin altın yüzük takmaları haramdır onların kıldığı namazda olmaz der arkadaş bakar parmağındada altın yüzük sonra der ki benim ne işim vardı burda.ben birdaha camiye gelirsem sende beni azarlarsın anlayacağınız bizim arkadaş camiye yaklaşırken hoca efendi tarafından uzaklaştırılmış oldu.hoca haksızdır demiyorum sadece camiye yeni katılan vatandaşlarda olabileceğini onları yanlış davranışlarında dolayı dışlayacağına kucaklayacak laflarda edebilirdi . şimdi biz aramıza katılanlara doğru ve biliçli amatör ruhunu aşılayalım derken birden sen tutuğun balığı geri sal demek bana pek mantıklı gelmedi (en azından bu aşamada)elbette kampanyayı başlatan ve katılan arkadaşlarada saygım var ama mümkünse biraz daha esnek olsunlar.
|
Sevgili kazım ağabey...Dediklerininin katılabilr tarafları olmasına rağmen -YAKALA VE BIRAK- Anlayışının zamanı geldide geçiyor bence..Balık avcılığı , kara avcılığından ayıran en büyük özellik bilindiği gibi avın canlı olarak ele geçmesi,alıp yiyedebilirsin,veya geri salar hem popilasyonu bi nebze korursun hemde bir dahaki sefere beklemekten kök salmazsın her dem o güzel heyecanı yaşarsın...
Diğer bi konu ise hepimizinde bildiği,duyduğu gibi ..-Denizden babam çıksa yerim- anlayışının aynen tatlı sulardada geçerli olduğu...Ye,ye nereye kadar?..Hep al,al nereye kadar? İnsanın arada bir nefsini körlemesi için bir iki balık almasına hadi neyse diyelim ama bu iş artık yeme işinden çıkıp ,yaşatma,koruma ve kollama işine dönüşmeli bence...Hep alıyoruz,hep tüketiyoruz,hep yiyoruz... Bitirim millet olduk vesselam..En azından yeni nesile balık tutmanın öldürmek ,illakide yemek olmadığını anlatırsak,öğretirsek,uygulamamızlada gösterirsek onlarda muhakkak anlıyacaklardırki Amatör balıkçılık demek,korumak,kollamak,bir sonraki zamana ,bir sonraki amatörede aynı heyecanı yaşasın diye geri bırakmanın, gerçek balıkçılık vede amatörlük olduğunu görecekler ve inşallah bir günde gelecekki balık almanın,öldürmenin ne kadar yanlış,sakıncalı olduğunun kanaatine varacaklardır...Sularımızda balık neslinin tükenmemesini istemiyorsak bu kampanya geçbile kalınmış bi kampanya..Bekir kardeşim bu konuya tekrardan parmak bastığı için hem ona, hemde katılan tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum... Benim ,Amatör balıkçılık için prensibim ve parolam hep şu olmuştur.. ÖLDÜRMEK İÇİN DEĞİL,YAŞATMAK İÇİN AVLANALIM... Selamlar... |
Öyle ya da böyle değişim!
[QUOTE=sinekci-fly;185566]akadaşlar başlatmış olduğunuz bu kampanya biliçli amatör balkıkcılık ruhunun yeni başlamış olan ülkemizde kurallı ve düzenli avlama yapmak isteyenlerede olumsuz yansımaları alacağı kanaatindeyim.yeni amatör balıkcılığa başlayan bir genç arkadaşımız sirküler dahilinda bir balık tutsun ve siz ona bu balığı geri sal sudaki balık daha iyidir deyin o delikanlının tavrının ne olacağını tahmin edebiliyormusunuz.bu kadar keskin ve sert kampanyalar düzenleyeceğimize kanunun da amatör balıkcıya tanıdığı sınırlar dışında fazlada balık tutmayacağıma , boy ve sayı limitlerine aykırı avlanmayacağıma ,yasanın uygun görmediği hiç bir av aleti ve yemle avlanmayacağıma söz veriyorum gibi bir yemi olabilirdi.size gercek bir örnek vereyim bir kaç yıl öncesinde ramazan ayında bir kaç gün oruç tutan bir arkadaş, ramazan biter, bayram sabahı ya birkaç gün oruç tuttum hiç olmazsa bugünde bi bayram namazı kılayım der ve camiye gider hoca vaaz ederken derki kim ramazanda 30 gün oruç tutmazsa onun orucu ve kılacağı namazı kabul değildir onların camiye bile gelmesi gerekmez.peşinden erkeklerin altın yüzük takmaları haramdır onların kıldığı namazda olmaz der arkadaş bakar parmağındada altın yüzük sonra der ki benim ne işim vardı burda.ben birdaha camiye gelirsem sende beni azarlarsın anlayacağınız bizim arkadaş camiye yaklaşırken hoca efendi tarafından uzaklaştırılmış oldu.hoca haksızdır demiyorum sadece camiye yeni katılan vatandaşlarda olabileceğini onları yanlış davranışlarında dolayı dışlayacağına kucaklayacak laflarda edebilirdi . şimdi biz aramıza katılanlara doğru ve biliçli amatör ruhunu aşılayalım derken birden sen tutuğun balığı geri sal demek bana pek mantıklı gelmedi (en azından bu aşamada)elbette kampanyayı başlatan ve katılan arkadaşlarada saygım var ama mümkünse biraz daha esnek olsunlar.[/QUOTE]
Sevgili Kasım Abi, Konuya olan yorumunuzu okudum, kısmen katıldığım hususlar da oldu ancak bazı yanlış anlamalara da mahal vermemek için netleştirmek istedim. Mesajınızda belirttiğiniz doğru ve bilinçli amatör balıkçılığın öncelikle amatörlük felsefesinin doğru kurulduğu bir denklemle geliştirilebileceğine inananlardanım. Bunun da çağdaş ve evrensel yolu " Tuttuğumuz balığı geri salalım"ı savunmaktan geçer. Ancak bu asla "Tuttuğu balığı salmayanlar amatör değildir!" sonucuna gitmez. Yasalarımız bize sınırlılıklarımızı belirtir, üzerinde tartışması olsa bile, aksi yayınlanmadıkça uymak zorunda olduğumuz yazılı kurallarımızı gösterir. Yazılı kurallarımız balığın boyunu, sayısını ve zamanını söyler ama avlakta teybi sonuna kadar açmanın, bir başka amatörün oltasının üzerine olta atmanın ya da balığın yakalandığı oltanın takılıp kopacağı apaçık olan yere olta atmamamız gerektiğini söylemez. Amatörün sahip olması gereken ahlaki ve etik ilkeler yasalarda yeralmaz ve bunlar ancak amatörün vicdanı ile kendisi arasında olan ya da yaygın bir ifadeyle vicdan sirkülerimizde yeralan şeylerdir ve bir amatörün ne oranda doğru değerlere sahip olduğunu gösteren onun saygınlığını ve itibarını arttıracak unsurlardır. Kaldı ki hızla değişen günümüz şartlarında yasalar zaman zaman yetersiz de kalabilir ve böylesi durumlarda da yine amatörün sahip olduğu etik değerleri ona yol gösterici olacaktır. Yazınızda belirttiğiniz "yeni amatör balıkcılığa başlayan bir genç arkadaşımız sirküler dahilinda bir balık tutsun ve siz ona bu balığı geri sal sudaki balık daha iyidir deyin o delikanlının tavrının ne olacağını tahmin edebiliyormusunuz?" diye sormuşsunuz. Elbette, bu delikanlının tavrı "Ben yasadışı bir şey yapmıyorum, bu balıkları eve götürüp yemek hakkım var olacaktır!" Bu tavır da yasalar önünde doğru bir yaklaşımdır, kimsenin de eleştirisini haketmez. Ancak, bu gencin hemen öte yanında avlanan ve sirküler dahilinde olsa bile yakaladığı balıkları salan bir başka genç ya da yaşlı amatör çağdaş amatörlük adına bu gençten daha doğru bir eylem gerçekleştirmektedir. Bahsettiğiniz yasalara uygun avlanan genç doğru bir eylem içerisinde olduğundan eleştiriyi haketmiyorsa balıkları salan ve eve balık götürmeyen bir başkası ise sadece eleştirilmemekle kalmayıp daha fazla övülecek ve savunulacak bir eylem içerisindedir. Bu eylemleri süzmesi, yorumlaması ve değerlendirmesi gereken balığı salan değil eve balık götürendir. Özellikle altını çizerek yeniden belirtmek isterim ki burada yasalara uygun davranan gencin eleştirilmesi ya da dışlanması diye bir husus hiçbir şekilde söz konusu değildir. Ancak şu da bir gerçektir ki sirküler dahilinde olsa bile yakaladığı balığı salan amatör daha fazla övgüyü haketmektedir. Yine yazınızda belirtiğiniz “bu kadar keskin ve sert kampanyalar düzenleyeceğimize kanuna uyacağıma yemin ederim.” biçiminde bir yaklaşım zaten tartışması olmayacak bir durumdur. Yasalar uyulması mutlak olan niteliğe sahip olduklarından sürücülere “Kırmızı ışıkta geçmeyeceğime yemin ederim!” gibi bir uygulama anlamlı olur muydu bilemiyorum. Yasalara uyulması konusunda bile sorunlu bir toplum olduğumuzdan “Hiç olmazsa yasalara uyulsun da, ötesi eksik olsun!” gibi bir mantık geliştiriyoruz doğal olarak. Oysa, sadece yasaların belirttikleri ile hareket etmenin bir adım daha ötesine çıkabilen amatörlerin bence desteklenmesi daha doğru bir yaklaşım değil midir? Bu nedenle, şahsen kampanyanın keskin ve sert olduğuna inanmıyorum çünkü kampanyanın içeriğinde yasalara uygun avlanan amatörlerin balığı salmamalarından kaynaklanan bir eleştiriye uğraması değil, balığı salanların teşvik edilmesi yeralmaktadır. Eğer sevgili Bekir kampanyayı “Balığı salmayanları eleştirelim ya da dışlayalım!” diye bir yaklaşımla açsaydı bu sert ve keskin bir yaklaşım olurdu ve doğruluk payı da (şu an için) tartışılabilir olurdu. Bilmiyorum ama yarın bir gün (keşke kesin tarih verebilsem:rolleyes:), sirkülerimizin başlıca yasalarından birinde “ Amatör balıkçıların tuttukları balığı salmaları zorunludur!” diye bir kural olursa ne olacağını hiç düşünen var mı? Bazı Avrupa ülkelerinde bu kural vardır ve uygulanmaktadır. Bu düşünceyi “Olmaz öyle şey!!” diyerek öteleyen bir çok amatör olduğunu tahmin ettiğimden, mazisinde hiç balık salmamış amatörlerin bundan nasıl etkileneceğini hayal edebiliyor muyuz? Amatörlüğü mü bırakacaklar, oltaları mı satacaklar? Hayatında “Küspeli olta” dan başka bir takım kullanmayanların bu oltanın yasaklanması ile bu sezondan itibaren nasıl bir değişim geçireceklerini tahmin edebiliyoruz sanıyorum. Demek ki amatörlerin öncelikle hazırlıklı olmaları gereken en önemli husus “Değişim!” fikridir. İçinde bulunulan çağ ve doğal hayatın yarattığı koşullar gözönüne alındığında amatör balıkçılığın iyiye, doğruya ve çağdaşa doğru gelişmesi için değişime inanan, değişimi savunan ve değişime hazırlıklı olanların ayakta kalacağı, eski kara düzen yanlısı, köhnemiş ve yozlaşmış yaklaşımların da yokolacağını tahmin etmek çok zor olmasa gerek. Lütfen buradan size yönelik bir eleştiri çıkarılmasın çünkü ben de bu geçiş sürecinin hızlı olabileceğini değil kademe kademe gerçekleşeceğini tahmin ediyor ve böylesi kampanyaların da geçiş sürecini kolaylaştıracağını düşünüyorum. Selam ve saygılarımla… |
sonuna kadar destek
|
ateş bey bazı konular tarışılmadan olgunlaşmaz.tabiki kendimize göre yanlışları ve doğruları ortaya koyup en son olması gerekenleri uygulayıp ve yaşatacağız.beni cevremde tanıyanlar 1.kg altında sazanı almadığımı eğer balık oltaya cok vurdu ise oltalarımı sudan ceker sadece orda dinlenir veya kampımı yaparım.hiç bir zaman amacım çok balık tutmak olmamıştır olmayacaktırda tuttuğum bazı balıkları suya bıraktığımda diğer balıkcıların abi onu atma o büyük bize verirmisin derler,bende o balığın atılması gerektiğini atmazsamda size vermem kendim alırdım diyorum onun şimdi suya bırakıyorum çünkü bir kaç yıl sonra 4-5 kg olarak geri alacağımı belirtiyorum size bir anımı anlatmak istiyorum.bundan 13 yıl önce samsun altıkaya barajında avlanıken şans ya 4 saat içinde 6 balık tuttum ve oltaları hemen sudan çektim arkadaşlara yeter artık dedim. çünkü 3 kişi idik ve balık lar yaklaşık 7 kg civarında idi birini yedik diğerlerini paylaştık ne demek istediğimimi anlamışsınızdır.birde şöyle bi konu var 140 km uzunluğunda 5-9 km genişliğinde ve 200 metre derinliğinde bir baraj ve kooparatif üyeleri km lerce ağ gerip tonlarca balık tutuyorlar hatta bu kooparatif üyelerinin yasak dönemde bile ağ geriyorlar şimdi böyle bir yerde doğal dengeyi acaba amatör balıkcımı bazuyor.bence sizin söylediğiniz kurallar kücük ve kooparatiflere kapalı alanlar için geçerli olmalı o zaman canı gönülden evet diyorum.benim amacım amatör balıkcılık yapan arkadaşlara ilk önce sirkülerdeki kurallar dahilinde avlanma yapmalarını sağlamak selam ve saygılar
|
hep destek tam destek
|
bende söz veriyorum
|
Sağolasınız hocalar....Fikirlerinizden, sunumlarınızdan baya istifade ettik...
Ama şu konuda bence hiçbir zaman göz ardı edilmemeli,malumunuz.. Her hoca,her Usta sadece KENDİ BIRANŞINDA UZMANDIR.... Diğer konularda sadece İndi ,şahsi, görüşünü sunar veya fikir beyan edebilir.... Sadece fikir beyanı....Sadece.. O kadar.. Selamlar. |
[QUOTE=sinekci-fly;185566]akadaşlar başlatmış olduğunuz bu kampanya biliçli amatör balkıkcılık ruhunun yeni başlamış olan ülkemizde kurallı ve düzenli avlama yapmak isteyenlerede olumsuz yansımaları alacağı kanaatindeyim.yeni amatör balıkcılığa başlayan bir genç arkadaşımız sirküler dahilinda bir balık tutsun ve siz ona bu balığı geri sal sudaki balık daha iyidir deyin o delikanlının tavrının ne olacağını tahmin edebiliyormusunuz.bu kadar keskin ve sert kampanyalar düzenleyeceğimize kanunun da amatör balıkcıya tanıdığı sınırlar dışında fazlada balık tutmayacağıma , boy ve sayı limitlerine aykırı avlanmayacağıma ,yasanın uygun görmediği hiç bir av aleti ve yemle avlanmayacağıma söz veriyorum gibi bir yemi olabilirdi.size gercek bir örnek vereyim bir kaç yıl öncesinde ramazan ayında bir kaç gün oruç tutan bir arkadaş, ramazan biter, bayram sabahı ya birkaç gün oruç tuttum hiç olmazsa bugünde bi bayram namazı kılayım der ve camiye gider hoca vaaz ederken derki kim ramazanda 30 gün oruç tutmazsa onun orucu ve kılacağı namazı kabul değildir onların camiye bile gelmesi gerekmez.peşinden erkeklerin altın yüzük takmaları haramdır onların kıldığı namazda olmaz der arkadaş bakar parmağındada altın yüzük sonra der ki benim ne işim vardı burda.ben birdaha camiye gelirsem sende beni azarlarsın anlayacağınız bizim arkadaş camiye yaklaşırken hoca efendi tarafından uzaklaştırılmış oldu.hoca haksızdır demiyorum sadece camiye yeni katılan vatandaşlarda olabileceğini onları yanlış davranışlarında dolayı dışlayacağına kucaklayacak laflarda edebilirdi . şimdi biz aramıza katılanlara doğru ve biliçli amatör ruhunu aşılayalım derken birden sen tutuğun balığı geri sal demek bana pek mantıklı gelmedi (en azından bu aşamada)elbette kampanyayı başlatan ve katılan arkadaşlarada saygım var ama mümkünse biraz daha esnek olsunlar.[/QUOTE]
Tümüyle katılıyorum.zür dileyerek sylemedegeçemiyeceğim.Kampanyaya kesin olarak evet diyenlerin hemen şimdi bu sezon balıkların hepsini geri atacaklarına inanmıyorum.NEDEN,misali kendimden vereyim.Ben beşyüz-altıyüz kilometre uzaktaki altınkaya barajına gedeceğim.Oradaki kooperatif balıkçıların üç bin-dört bin metre ağ attığı yerde kusura bakmayın ama domates ekmek yiyemem.Bana hiç kimse bir-birbuçuk kilodan küçük balığı aldıramaz.Düzce pilatformundan tanıyanlar bilir.Türkiyedeki her türlü suların bir numaralı düşmanı TIRIVIRI için üçbuçuk yıl uğraştım bir arpa boyu yol alamazken bu söyledikleriniz bana hiç gerçekçi gelmiyor.tekrar görüşmek üzere hepinize saygılar sunuyorum. |
Hepinize günaydın dostlar.Önce akşam acil çıkmam lazımdı.Sinekçi fly den alıntı yaparken kargaşadan üst kısmını ben yazmışım gibi okunuyor,bundan dolayı hepinizden özür diliyorum.Carpkolik kardeşim ağzına sağlık çok güzel söyledin sana katılıyorum.Ben Düzceden Yozgat ve Samsun,dan bu yana ne kadar göl ve baraj varsa gitmişimdir.oltalarımı suya atar,çadırımı kurar keyfime bakarım.cıvarımda hiç çöp bulamazsınız.5-6 gün piknik havasında kampımı yaparım.Bu arada tutulan balıkların mutlaka bir-bir buçuk kilodan küçükleri geri atmak şartıyla bolca balık yerim.Evet sudaki balık çok güzeldir.Ama bu işlemi ancak bu sitedekiler uygular geriye kalan onlarca balıkçı bildiği yolda devam edecektir.Özür dileyerek hemen kabul edenler bu sezon tuttuğunuz tüm balıkları geriye bırakacakmısınız.İnanmıyor bu söyleminizi samimi bulmuyorum.Hepinize saygılar,hayırlı işler diliyorum.
|
[QUOTE=yusufcmezarci;185757]Hepinize günaydın dostlar.Önce akşam acil çıkmam lazımdı.Sinekçi fly den alıntı yaparken kargaşadan üst kısmını ben yazmışım gibi okunuyor,bundan dolayı hepinizden özür diliyorum.Carpkolik kardeşim ağzına sağlık çok güzel söyledin sana katılıyorum.Ben Düzceden Yozgat ve Samsun,dan bu yana ne kadar göl ve baraj varsa gitmişimdir.oltalarımı suya atar,çadırımı kurar keyfime bakarım.cıvarımda hiç çöp bulamazsınız.5-6 gün piknik havasında kampımı yaparım.Bu arada tutulan balıkların mutlaka bir-bir buçuk kilodan küçükleri geri atmak şartıyla bolca balık yerim.Evet sudaki balık çok güzeldir.Ama bu işlemi ancak bu sitedekiler uygular geriye kalan onlarca balıkçı bildiği yolda devam edecektir.Özür dileyerek hemen kabul edenler bu sezon tuttuğunuz tüm balıkları geriye bırakacakmısınız.İnanmıyor bu söyleminizi samimi bulmuyorum.Hepinize saygılar,hayırlı işler diliyorum.[/QUOTE]evet abicim sanalda herkes ahkam kesiyor ama icraata gelince fos, ben bu nedenle diyorumki gerçekci olalım ilk önce tüm oltacıları kurallara uygun av yapmasını sağlayalım sonra ileriye dönük çalışmalara başlayalım (çocuk yürümesini öğrenmeden bazı arkadaşlar koş diyor)eeee yürümesini bilmeyen çocuk nasıl koşsun evet ilk önce yürümeyi sonra koşmasını öğreteceğiz.adamın elinde tırıvırı,dinamit lokumu,balık otu,kireç, serpme, ağ fıldır fıldır sote yer arıyor katlim yapmak için sen oltacıya kardeş balık tut ama geri bırak diyorsun aslında bu konuyu burda yazmak istemem fakat şimdilik bir kaç bilgi amaçlı yazdım bu konuyu destekleyen arkadaşlarla karşılıklı oturup kanuşmak isterdim arkadaşlar burda yazınca yanılş anlayabilirler amacım kimsenin kalbini kırmak değildir bilakis arkadaşlarla tartışıp en iyi legal olta avcılığının kurallarını paylaşmaktır
|
amacımız balığa acı çektirmekmi
arkadaşlar tüm yakaladığımız balıkları suya geri salacaksak ister istemez benim aklıma şu soru geliyor. ya bizim amacımız kendi zevkimiz için balıklara acı çektirmek mi yoksa strese sokmakmı niye o zaman balık tutuyoruzki iş sadece sporsa başka dallardada spor yapamazmıyız. stres veya ruhsal sıkıntılarımız varsa eeeeee onunda dr. var tedavi ediliyor hadi ha biz bu balıklara neden acı çektiriyoruz tut sal, tut sal ne bu ne ya. o zaman bırakalım balıkları suda olta korkusu olmadan özgür yaşasınlar ne onlar acı çeksin ne bizler onca masrafa girmeyelim.(bir bütünün parçalarından birini yerinden çıkarırsanız o bütün işlevini tam ve anlamlı olarak devam ettiremez )
|
Hayırlı Sabahlar,
Ben de tüm görüşlere teşekkür ediyorum ve sevgili Hüseyin üstadımın söylediklerine de aynen katılıyorum. Sonuçta hepimiz konuyla ilgili kendi görüşlerimizi belirtiyoruz ve bu platformda da konu uzmanı olarak değil, sıradan bir amatör olarak bulunuyoruz. Bu nedenle, balığı salana da salmayana da saygı göstermek durumundayız. Yani üzerinde görüş bildirdiğimiz bu hususta "Balığı salan iyi, salmayan kötü!" ya da tersi gibi yanlış bir izlenim yaratılmasın. Bazı dostlarımız yakaladıkları balığı salacak ve bundan bir haz alacak, kimi dostumuz yakaladığını eve götürecek ve bundan da keyif alacaktır. Ben kişisel olarak balığı salmaktan yana olduğum halde balığı eve götürenlerle de ava gidiyorum ve onlardan da rahatsız olmuyorum, onların da benden rahatsız olduklarını da düşünmüyorum. Bu genel resim içerisinde bizler için asıl olan avladığımız balığa saygı ve sevgiyi ön plana almak ve yaşatılan her balığın gelecek nesiller için amatörlükten zevk alma şansını aktarabilmek değil midir? Benim gönlüm tüm amatörlerin yakaladıklarını salmalarından yanadır ama bu beklenti elbette bugün için ülke koşullarını ve amatör profilini gözönüne aldığımızda çok rasyonel görünmemektedir. Ancak, her geçen gün avlaklarda nitelikli avlananların sayısının arttığı da su götürmez bir gerçektir. Yukarıda yazılanları okuduğumda hemen her dostumun balık salma konusunda sirküler limitleri ile değil kendi ilkeleri ile avlandığını, belirli bir kilonun altındaki balıkları da saldıklarını görüyorum. Bence tüm bu yazılanların en önemli ve sevindirici yönü burasıdır. Demek ki bizler limitler dahilinde olsa bile istediğimizde balıkları salabiliyoruz. Bazı dostlarımız bunu bir adım daha ileri götürerek tüm yakaladıklarını salmayı düşünüyorlar, bunun kötü olduğunu da sanırım kimse iddia edemeyecektir. Zaten bu tartışmanın da bence ana ekseni "Yakalanan balıkları salmak kötü değildir!" kısmıdır. Bu yaklaşım yaygınlaşır ya da yaygınlaşmaz, samimi olur ya da olmaz, uygulanır ya da uygulanmaz bunların hepsi ülke amatörlüğünün gideceği yön paralelinde zaman içerisinde netleşecektir. Bu konuda zaman ne gösterirse göstersin balıkları salmaktan zevk alanların, eve balık götürmemekten keyif alanların kaybedecekleri birşey yoktur. Onlar, felsefelerini ve amatörlüklerini bu yönde belirlemiş ve ilkelerini buna göre şekillendirmişlerdir. Onları balık boyları ya da limitler çok fazla ilgilendirmemektedir, çünkü onlar zaten balıktan boş gelmekten hoşlananlardır. Onların Jandarmayla ya da Koruma Kontrolle de bu konuda bir işleri yoktur, çünkü onlar, balıkla mücadelenin doyulmaz tadını yaşayarak yakaladıkları balıkların iki kare fotorafını çeker ve evlerine boş giderler. Bunun doğru olduğuna inanırlar ve sonuna kadar da bu yaklaşımı desteklerler. Bu tartışmada benim anlamakta zorlandığım husus ise üzerinde konuştuğumuz konu yakaladığımız balığı salmak gibi amatörlük felsefesi ile ilgili olduğu halde konunun yasadışı avlanma ile sebep sonuç bağlamında ilişkilendirilmesidir. Yasadışı avlanma dünyanın hemen her yerinde varolan bir gerçektir, bizim ülkemizde de vardır ve bir kısım bohçacı da bunu yapmaktadır. Buna karşılık da Koruma ve Kontrol ekipleri ya da diğer kolluk kuvvetlerinin yasaların uygulanmasını sağlamak görevleri vardır, yasadışı avlanana bunun yaptırımı ve bedeli öyle ya da böyle, eksik ya da tamam uygulanmaya çalışılmaktadır. Bunun balığı salma ile bir ilişkisi yoktur. "Yasalar iyi uygulanmıyor!" ya da "Yasalardaki boşluklardan birileri yararlanıyor!" gibi gerekçelerle "Madem yasalar uygulanmıyor, madem bu konuda yetersizlik var, ben de yakaladığım balığı salmam!" veya "Yasaların uygulanması balığı salmaktan daha önemlidir!" gibi yaklaşımların amatör balıkçının felsefesi ile ilgili bir konuda tartışılmasına doğrusu anlam verememekteyim. Bunun karşılığı "Eğer yasalar tam anlamıyla uygulansa ben de yakaladığım balığı salarım!" mı olacaktır? Sevgili Bekir konuyu "Evdeki değil, sudaki balık daha güzeldir!" diye açmış. Bilmem kaç kilometre ağ atılan yerlerden ya da yüzlerce kilometre gidilerek masraf yapılan yerlerden tutulan balıkları salmamak gibi bir yaklaşımın amatör balıkçılık felsefesiyle ya da amatörün eylemine olan yaklaşımı ile ilişkilendirilebileceğini sanmıyorum. Bence bu iki yanlışın bir doğru ettiğini savunmaya benziyor. Amatörün eve balık götürmesi ya da götürmemesi kendi tercihidir, yasalarla sınırlandırılmış bir yaklaşım değildir. İsteyen götürür, isteyen salar bunun yasalarla bir ilişkisi yoktur. Buradan hareketle de "Yasalar yetersiz, denetim işlevsiz, herşey bozuk, ben de balığı eve götürürüm!" yaklaşımı doğru bir sebep-sonuç ilişkisi ortaya koymamaktadır. Çünkü olay yasalarla amatör arasında değil balıkla amatör arasındaki ilişkide düğümlenmektedir. Benim için o suda ne kadar ağ olsa da, oraya gitmek için ne kadar masraf yapsam da ya da düzen hepten bozuk olsa da sudaki balık daha güzeldir. Selam ve saygılarımla. |
[QUOTE=sinekci-fly;185766]evet abicim sanalda herkes ahkam kesiyor ama icraata gelince fos, ben bu nedenle diyorumki gerçekci olalım ilk önce tüm oltacıları kurallara uygun av yapmasını sağlayalım sonra ileriye dönük çalışmalara başlayalım (çocuk yürümesini öğrenmeden bazı arkadaşlar koş diyor)eeee yürümesini bilmeyen çocuk nasıl koşsun evet ilk önce yürümeyi sonra koşmasını öğreteceğiz.adamın elinde tırıvırı,dinamit lokumu,balık otu,kireç, serpme, ağ fıldır fıldır sote yer arıyor katlim yapmak için sen oltacıya kardeş balık tut ama geri bırak diyorsun aslında bu konuyu burda yazmak istemem fakat şimdilik bir kaç bilgi amaçlı yazdım bu konuyu destekleyen arkadaşlarla karşılıklı oturup kanuşmak isterdim arkadaşlar burda yazınca yanılş anlayabilirler amacım kimsenin kalbini kırmak değildir bilakis arkadaşlarla tartışıp en iyi legal olta avcılığının kurallarını paylaşmaktır[/QUOTE]
kasım abi katılıyorum. foruma katılan abi ve kardeşlerimin fikirlerine saygı duyuyorum.eğer sonraki nesiller bizim oltayla tutup saldığımız 3,5 balıkla amatör balıkçılık yapacaklarsa bizler yandık.yine başa geliyoruz güvenli kontrol yok,ağcılık,tırıvıcılık v.b.almış başını gidiyor.sanki bizler yangından mal kaçırıyormuş gibi mi oluyoruz.olması gereken neyse amatör balıkçı olarak her zaman elimizden geleni yapıyoruz. balık almakla balık neslini tüketme amacımız da yok.bence hem tutma hemde yeme zevkine varacaksın.en büyük sorunumuz bence üstüne basa basa söylüyorum ağcılar.Bu sorunlar aşılırsa işte sizin dediğiniz tutup salma zaten olacaktır. bu gömlek bize daha çok bol sevgiler, saygılar. |
[QUOTE=AteşDalyan;185788]Hayırlı Sabahlar,
Ben de tüm görüşlere teşekkür ediyorum ve sevgili Hüseyin üstadımın söylediklerine de aynen katılıyorum. Sonuçta hepimiz konuyla ilgili kendi görüşlerimizi belirtiyoruz ve bu platformda da konu uzmanı olarak değil, sıradan bir amatör olarak bulunuyoruz. Bu nedenle, balığı salana da salmayana da saygı göstermek durumundayız. Yani üzerinde görüş bildirdiğimiz bu hususta "Balığı salan iyi, salmayan kötü!" ya da tersi gibi yanlış bir izlenim yaratılmasın. Bazı dostlarımız yakaladıkları balığı salacak ve bundan bir haz alacak, kimi dostumuz yakaladığını eve götürecek ve bundan da keyif alacaktır. Ben kişisel olarak balığı salmaktan yana olduğum halde balığı eve götürenlerle de ava gidiyorum ve onlardan da rahatsız olmuyorum, onların da benden rahatsız olduklarını da düşünmüyorum. Bu genel resim içerisinde bizler için asıl olan avladığımız balığa saygı ve sevgiyi ön plana almak ve yaşatılan her balığın gelecek nesiller için amatörlükten zevk alma şansını aktarabilmek değil midir? Benim gönlüm tüm amatörlerin yakaladıklarını salmalarından yanadır ama bu beklenti elbette bugün için ülke koşullarını ve amatör profilini gözönüne aldığımızda çok rasyonel görünmemektedir. Ancak, her geçen gün avlaklarda nitelikli avlananların sayısının arttığı da su götürmez bir gerçektir. Yukarıda yazılanları okuduğumda hemen her dostumun balık salma konusunda sirküler limitleri ile değil kendi ilkeleri ile avlandığını, belirli bir kilonun altındaki balıkları da saldıklarını görüyorum. Bence tüm bu yazılanların en önemli ve sevindirici yönü burasıdır. Demek ki bizler limitler dahilinde olsa bile istediğimizde balıkları salabiliyoruz. Bazı dostlarımız bunu bir adım daha ileri götürerek tüm yakaladıklarını salmayı düşünüyorlar, bunun kötü olduğunu da sanırım kimse iddia edemeyecektir. Zaten bu tartışmanın da bence ana ekseni "Yakalanan balıkları salmak kötü değildir!" kısmıdır. Bu yaklaşım yaygınlaşır ya da yaygınlaşmaz, samimi olur ya da olmaz, uygulanır ya da uygulanmaz bunların hepsi ülke amatörlüğünün gideceği yön paralelinde zaman içerisinde netleşecektir. Bu konuda zaman ne gösterirse göstersin balıkları salmaktan zevk alanların, eve balık götürmemekten keyif alanların kaybedecekleri birşey yoktur. Onlar, felsefelerini ve amatörlüklerini bu yönde belirlemiş ve ilkelerini buna göre şekillendirmişlerdir. Onları balık boyları ya da limitler çok fazla ilgilendirmemektedir, çünkü onlar zaten balıktan boş gelmekten hoşlananlardır. Onların Jandarmayla ya da Koruma Kontrolle de bu konuda bir işleri yoktur, çünkü onlar, balıkla mücadelenin doyulmaz tadını yaşayarak yakaladıkları balıkların iki kare fotorafını çeker ve evlerine boş giderler. Bunun doğru olduğuna inanırlar ve sonuna kadar da bu yaklaşımı desteklerler. Bu tartışmada benim anlamakta zorlandığım husus ise üzerinde konuştuğumuz konu yakaladığımız balığı salmak gibi amatörlük felsefesi ile ilgili olduğu halde konunun yasadışı avlanma ile sebep sonuç bağlamında ilişkilendirilmesidir. Yasadışı avlanma dünyanın hemen her yerinde varolan bir gerçektir, bizim ülkemizde de vardır ve bir kısım bohçacı da bunu yapmaktadır. Buna karşılık da Koruma ve Kontrol ekipleri ya da diğer kolluk kuvvetlerinin yasaların uygulanmasını sağlamak görevleri vardır, yasadışı avlanana bunun yaptırımı ve bedeli öyle ya da böyle, eksik ya da tamam uygulanmaya çalışılmaktadır. Bunun balığı salma ile bir ilişkisi yoktur. "Yasalar iyi uygulanmıyor!" ya da "Yasalardaki boşluklardan birileri yararlanıyor!" gibi gerekçelerle "Madem yasalar uygulanmıyor, madem bu konuda yetersizlik var, ben de yakaladığım balığı salmam!" veya "Yasaların uygulanması balığı salmaktan daha önemlidir!" gibi yaklaşımların amatör balıkçının felsefesi ile ilgili bir konuda tartışılmasına doğrusu anlam verememekteyim. Bunun karşılığı "Eğer yasalar tam anlamıyla uygulansa ben de yakaladığım balığı salarım!" mı olacaktır? Sevgili Bekir konuyu "Evdeki değil, sudaki balık daha güzeldir!" diye açmış. Bilmem kaç kilometre ağ atılan yerlerden ya da yüzlerce kilometre gidilerek masraf yapılan yerlerden tutulan balıkları salmamak gibi bir yaklaşımın amatör balıkçılık felsefesiyle ya da amatörün eylemine olan yaklaşımı ile ilişkilendirilebileceğini sanmıyorum. Bence bu iki yanlışın bir doğru ettiğini savunmaya benziyor. Amatörün eve balık götürmesi ya da götürmemesi kendi tercihidir, yasalarla sınırlandırılmış bir yaklaşım değildir. İsteyen götürür, isteyen salar bunun yasalarla bir ilişkisi yoktur. Buradan hareketle de "Yasalar yetersiz, denetim işlevsiz, herşey bozuk, ben de balığı eve götürürüm!" yaklaşımı doğru bir sebep-sonuç ilişkisi ortaya koymamaktadır. Çünkü olay yasalarla amatör arasında değil balıkla amatör arasındaki ilişkide düğümlenmektedir. Benim için o suda ne kadar ağ olsa da, oraya gitmek için ne kadar masraf yapsam da ya da düzen hepten bozuk olsa da sudaki balık daha güzeldir. Selam ve saygılarımla.[/QUOTE]güzel kardeşim madem sudaki balık güzelde neden onu oltayla yakalayıp canını acıtıyoruz canını acıtmadan onu strese sokmadan suda yaşasa daha iyi değilmi hadi gelin bundan sonra balık tutmaya ve balık tutanlara karşı bi kampanya başlatalım (BU ÜLKEDE BALIK TUTMAK YASAKTIR) Diyelim |
Balık tutmayı sportif olarak yapmanın neresi yanlış anlamadım:(
|
[QUOTE=sinekci-fly;185795]güzel kardeşim madem sudaki balık güzelde neden onu oltayla yakalayıp canını acıtıyoruz canını acıtmadan onu strese sokmadan suda yaşasa daha iyi değilmi hadi gelin bundan sonra balık tutmaya ve balık tutanlara karşı bi kampanya başlatalım (BU ÜLKEDE BALIK TUTMAK YASAKTIR) Diyelim[/QUOTE]
Sevgili Kasım Abicim, Güzel bir konuya değinmişsin, teşekkür ederim. Balıkların kıkırdak dokulu ağız yapılarının acıyı hissedip hissetmediklerini anlamaya yönelik çeşitli araştırmalar var. Bundan önceki çalışmalar balıkların ağız yapıları nedeniyle iğneden kaynaklanan bir acı yaşamadığına yönelikti ve zaten "Yakala ve Bırak" uygulaması da buna dayanarak geniş kapsamlı bir destek görmüştür. Ancak bu konudaki çalışmalar yabancı ülkelerde sürmektedir. Yine son yapılan bir çalışmada bir kısım bilim adamı acıyı hissettiklerini ileri süren bazı deneyler yapmışlar ve balıkların baharat ve acı tadı algılayabildiklerini ispatlamaya çalışmışlar, hatta bunu dayanak alan bazı ülkeler de (hatırladığım kadarı ile Norveç) "Yakala ve Bırak" uygulamasına sıcak bakmadıklarını duyurmuşlardır. Ancak bunların hepsi araştırma ve deney boyutlarındadır, bu konuda netleşmiş bir bilgi yoktur. Yani balıkların iğneden kaynaklanan bir acı çekip çekmedikleri araştırma konusudur, netlik taşımayan bir husustur. Eğer balıklara acı çektirme konusunda bir yaklaşımımız olacaksa bunun bilimsel verilere dayanan niteliği olması sanırım şüpheleri ortadan kaldıracaktır. Önceki mesajlarınızdan birinde belli bir kilonun altındaki balıkları almadığınızı yazmıştınız, buradan hareketle de herhalde acıyı belli bir kilonun altındakilere çektirmeyi savunmuyorsunuz sanıyorum. Acı odaklı bir yaklaşımla o zaman oltamıza yakalanan tüm balıklara, limit altı olsun olmasın bunu uygulamak gerekmeyecek mi? Yani el kadar sazana "Yeterince acı çektirdik, artık eve götürelim!" dememiz gerekmeyecek mi? Aslında içinde yaşadığımız toplumda belirttiğiniz (BU ÜLKEDE BALIK TUTMAK YASAKTIR)'ı savunan bir çok hayvansever var. Özgür bir toplumda her görüşe saygı duymak, her görüşü savunanları dinlemek ve anlamak ve onların da bizim yaklaşımlarımızı anlamalarını sağlamak demokrasinin en temel gerçeği değil midir? Kaldı ki sadece hasata odaklı zihniyetlerin, üretim adına hiçbir şey yapmadığı bir ülkede, sadece tüketeyim anlayışının eleştirilmesine karşı çıkmak da haklı olmasa gerek. Bizler "Balık avı yasaklansın!" iddiasında bulunanlara karşı, "Hayır yasaklanmasın, amatörlerin bu ülkeye şöyle katkısı var, yabana ve doğaya böylesine faydaları var, geçen sene şu kadar balık ürettiler, doğal kaynaklara bunca yarar sağladılar, toplum için şunları yaptılar!" diyebiliyor muyuz? Bunu diyemeden bizi eleştirenlere karşı neyi, nasıl savunacağız? Doğrusu bu konuda benim vicdanım rahat değil, eğer sizin ki rahatsa saygı duyarım. Paylaşımınıza yeniden teşkkür ediyor, selam ve saygılarımı sunuyorum.:D |
ATEŞ ABİ MERHABA NASILSIN SANA SAYGILIYIM.KONU ANLADIĞIM KADARIYLA SAPTIRILMAYA BAŞLANDI.BURADA BALIĞI ALIP GÖTÜRMEK VEYA GÖTÜRMEMEK SÖZ KONUSU DEĞİL KANUNLAR YETERSİZ DE GELEBİLİR.FAKAT BİZLER DAHA FAZLA NELER YAPABİLİRİZ ONU TARTIŞALIM.AĞLA SAKARYADA 60 KĞ YAYIN YAKALANMIŞ BİRDE YEREL TV DE YAYINLANMIŞ BİZLER BUNLARIN ÖNÜNE NASIL GEÇERİZ ONUN TARTIŞMASINI YAPALIM.ASIL KAMPANYAMIZ BU OLSUN.BALIK AVLAKLARDA BOL OLDUKTAN SONRA BİLİNÇLİ BALIKÇI ZATEN GEREKEN MİKTARDA BALIK TUTAR TUTMA ZEVKİNİDE SALMA ZEVKİNİDE O ZAMAN TATMİN ETMİŞ OLUR.SAYGILAR VE SEVGİLER.
|
[QUOTE=sinekci-fly;185566]akadaşlar başlatmış olduğunuz bu kampanya biliçli amatör balkıkcılık ruhunun yeni başlamış olan ülkemizde kurallı ve düzenli avlama yapmak isteyenlerede olumsuz yansımaları alacağı kanaatindeyim.yeni amatör balıkcılığa başlayan bir genç arkadaşımız sirküler dahilinda bir balık tutsun ve siz ona bu balığı geri sal sudaki balık daha iyidir deyin o delikanlının tavrının ne olacağını tahmin edebiliyormusunuz.bu kadar keskin ve sert kampanyalar düzenleyeceğimize kanunun da amatör balıkcıya tanıdığı sınırlar dışında fazlada balık tutmayacağıma , boy ve sayı limitlerine aykırı avlanmayacağıma ,yasanın uygun görmediği hiç bir av aleti ve yemle avlanmayacağıma söz veriyorum gibi bir yemi olabilirdi.............................................. şimdi biz aramıza katılanlara doğru ve biliçli amatör ruhunu aşılayalım derken birden sen tutuğun balığı geri sal demek bana pek mantıklı gelmedi (en azından bu aşamada)elbette kampanyayı başlatan ve katılan arkadaşlarada saygım var ama mümkünse biraz daha esnek olsunlar.[/QUOTE]
[QUOTE=sinekci-fly;185797]güzel kardeşim madem sudaki balık güzelde neden onu oltayla yakalayıp canını acıtıyoruz canını acıtmadan onu strese sokmadan suda yaşasa daha iyi değilmi hadi gelin bundan sonra balık tutmaya ve balık tutanlara karşı bi kampanya başlatalım (BU ÜLKEDE BALIK TUTMAK YASAKTIR) Diyelim[/QUOTE] Konumun bireysel aldığım kararın ve destek verenlerin bireysel kararlarının yanlış anlaşıldığını düşünmek istiyorum. Ancak o kadar keskin dille eleştirilmek ve bu kadar kötüyüş gibi yorumlarla muhatap olmak beni üzdü. Bakın konuyu açarken ne yazmışım? "Abilerim ve oltacı arkadaşlarım sularımızdaki canlı popülasyonunu büyük daha da büyük boyutlara taşımak için düşündüm taşındım [U][B]BİR İNSAN DEĞİŞİR HERŞEY DEĞİŞİR [/B][/U]ilkesiyle bir karar verdim. Bundan sonra tuttuğum balık veya balıkların tekrar suya iade edileceğine [U][B]kendi kendime söz[/B][/U] verdim. Bu bahsettiğim " Söz Veriyorum Kampanyasını " başlatıyorum varmı katılan." Ben şahsım adına aldığım kararı sizlerle paylaşmak istedim. Bir insan olarak kendimi değiştirmeyi kasdederek bu harekete başladım. Yanlız buraya kadar iyi hoş güzel. Benim verdiğim bu kararı uygulamamı veya destek veren vermeyen oltacı dostlarımın fikirlerini yargılamak ve inanmak veya inanmamak kimsenin haddine değildir. Benim bu hareketime çok önceden destek veren belki benden 10 sene 20 sene önce başlayan abilerim vardır, ne güzel bir karar vermişler uyguluyorlardır. Ama buna ben inanırım inanmam diyerek suçlayıcı tarzda konuşmak veya bu kararı hakir görmek bence çok ayıp ve gereksizdir. Ancak unutmamak gerekir ki tarihimizde her zaman alınmış kararlar tartışılmıştır. Maksat seviyemizi iyi ayarlayabilmektedir. Benim konumda da toplu alınmış bir karar yoktur bu bireysel bir karardır bu benim kararımdır. Bir zaman lar matbaa ya bile itiraz edenler olmuştur ve bundan sonrada gelişmeye, çağdaşlığa, geleceği düşünmeye, insanların kendi düşüncelerini dile getirmeye ve aklın yolunun bir olduğuna itiraz edenler ve bunları yanlış anlamaya devam edenler olacaktır. |
Arkadaşlar
Şu anda tatlı su balıklarının 100 de 100 e yakını yasaklı Ama gelelim asıl meseleye Şehir merkezlerinde hala ulu orta sazan ,turna ,levrek,sudak vs vs balılar satılmaktadır. Bizler elimizden geldiği kadar kurallara uymaktayız uymayanlarıda uyarmaktayız. Ülkemizde olta balıkçılığı ile balık nesli tükenmez. Şu ağcılar olmasa Gelin bu sene bunlarada göz açtırmayalım. bölgelerimizde tezgahlarada satılan tatlı su balıklarını ilgili yerlere şikayet edelim. |
Bende limit altı balıkların ve gereğinden fazla balığın tutulup eve veya eşe dosta dağıtılmasına karşıyım. Açtığım konularda beni balığı salarkende görürdünüz, balığı yerkende görürsünüz.
Ama şunuda söylemek isterim, uzmanlar ''haftada 2 gün balık yiyin'' diyiyor. Şimdi ben yakaladığım limit üstü bir balığı eve götürmeyeyim ve suya salayım. Daha sonra ağlarla yakalanan balığı para verip satın alayım. Sizce bu ne kadar doğru..:confused: |
Arkadaşlar bu konu uzadıkça uzar
Bizler amatör balıkçılarız Dileyen yasalar çerçevesinde yakaladığı balığı salar veya alıp evine götürebilir. Hem fikirmiyiz. Ülkemizde sportif balıkçılığa henüz geçilmiş degil. Avımız ve avlağımıza da kurulan derneklerimiz vasıtasıyle sahip çıkmayada başladık. İleride çabasını gösterdiğimiz derneklerimize ait göletlerimiz oluştuğunda,trofe sayılacak balıklarımızı ametör ruhun bize vermiş olduğu hazla suya geri salarken ki mutluluğumuzu video ve resimleyeceğiz. Sözün kısası: Küçük balık bırakmalık Orta balık yenmelik Büyük balık salmalık |
[QUOTE=KRAL BALIKÇI;185824]Arkadaşlar bu konu uzadıkça uzar
Bizler amatör balıkçılarız Dileyen yasalar çerçevesinde yakaladığı balığı salar veya alıp evine götürebilir. Hem fikirmiyiz. Ülkemizde sportif balıkçılığa henüz geçilmiş degil. Avımız ve avlağımıza da kurulan derneklerimiz vasıtasıyle sahip çıkmayada başladık. İleride çabasını gösterdiğimiz derneklerimize ait göletlerimiz oluştuğunda,trofe sayılacak balıklarımızı ametör ruhun bize vermiş olduğu hazla suya geri salarken ki mutluluğumuzu video ve resimleyeceğiz. Sözün kısası: Küçük balık bırakmalık Orta balık yenmelik Büyük balık salmalık[/QUOTE] Abi sana katılıyorum :) Bizler amatör balıkçılık ruhumuzu böyle yaşattıkça ve yarınlar için neler yapabiliriz diye tartiştıkça çözümler üreteceğiz. Belki kendi aramızda anlaşamayacağız bunlarda olacak elbet lakin bu tartışmalarla bu fikir alışverişleriyle bir yerlere çıkacağımıza inanıyorum. Evet balık yakalamak çok güzel her anıyla üstelik balığın oltaya vurması yemi kapması kenara çekerkenki mücadelesi ile tarifsizdir sadece balıkçılar anlar bizler anlarız elbetteki insan çok yakalamak ister ama bizler bu işi amatör ruhla profesyonelce yaparsak zaten abartılı bir şekilde avlanacağımıza inanmıyorum. Yani misal olarak güzel ve bereketli bir av sonunda 7-8 tane kiloluk yakalasak hepsini ne yapacağız ki şahsen 1-2 tanesini alıp eve götürsek ve geri kalanını tekrar salsak ve resimlesek yanağına öpücük kondursak seneye gene bekliyorum seni desek oltacılar.comda paylaşsak işte bu mutluluktur ve bir başka gelişte saldığımız balığa tekrardan kavuşabilme umududur.:) Bunu yapabilirmiyiz bence oltacılar.com ailesi yapar,yapanlarımızda var bundan sonrada yapılacaktır.:):):) Kısacası; "BİZLER AVLAKLARIMIZI ÇOCUKLARIMIZA MİRAS BIRAKMIYORUZ,ONLARIN EMANETİNİ KULLANIYORUZ" (Bir Kızıldereli Atasözü) |
Amatör bir balıkçı veya kendisini öyle niteliyen bi avcı : Herhangi bir su kenarında,doğayla iç içe,temiz mis gibi bir havada,her türlü gürültü stresten uzak,ateş közüne sürmüş çaydanlığını mis gibi bir duman kokusu,etrafında envayi çeşit börtü böcek içinde ,her tondan her çeşit rengin muhteşem güzelliklerini gözünden ruhuna doğru derin ,derin teneffüs ederken,hele geceleri çoğu gözün ve kulağın kapalı olduğu uyku vakitlerinde o çoğuna nasip olmıyan uyanıklık halindeyken.....Banane bunlardan kardeşim ben illaki balık tutup yemek istiyorum anlayışı vede hırsıyla o su kenarında bulunuyor ve bunca güzellikleri değerlendirmenin ne büyük bir nimet olduğunu bilmiyorsa , bir parça et uğruna tüm bunları algılamaktan mahrumsa, sırf balığı tutup yemek amaçlı bu işi yapıyorsa,yaşatmanın, doğayı vede canlıyı korumanın ,illaki öldürmenin değil yaşatmanında hazzını vede heyacanını duymuyorsa koyverin avlansın...Hani derlerya vermeyince Mabud neylesin mamut diye...Neyi neden yaptığını bilen bilinçli avlanan arkadaşları tenzih ederim...
Selamlar... |
[QUOTE=KRAL BALIKÇI;185817]Arkadaşlar
Şu anda tatlı su balıklarının 100 de 100 e yakını yasaklı Ama gelelim asıl meseleye Şehir merkezlerinde hala ulu orta sazan ,turna ,levrek,sudak vs vs balılar satılmaktadır. Bizler elimizden geldiği kadar kurallara uymaktayız uymayanlarıda uyarmaktayız. Ülkemizde olta balıkçılığı ile balık nesli tükenmez. Şu ağcılar olmasa Gelin bu sene bunlarada göz açtırmayalım. bölgelerimizde tezgahlarada satılan tatlı su balıklarını ilgili yerlere şikayet edelim.[/QUOTE] evet turgay abiye katılıyorum selamlar |
| Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:22. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
www.oltacilar.com